İsim:
Email:

TGF Facebook Sayfası

Muğla Devrim Gazetesi, 50 yaşında PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 22 Ekim 2010 14:11

devrim

Devrim Gazetesi’nin 50’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen “Türk Medyası ve Anadolu Basını” konulu panelde konuşan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, “Yaygın basın Türkiye’deki ekonomiyi İstanbul’dan, siyaseti de Ankara’dan ibaret görüyor” dedi. Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı, TGC Basın Senatosu Başkanı Nail Güreli Nail Güreli de, “Yerel basın halkı doğru, tam, eksiksiz bilgilendirirse, halk ta tepkilerini doğru şekilde dile getirir ve bu doğruyu sandığa yansıtır. Doğru bilgi ve doğru tercih demek; doğru demokrasi anlamına gelir” diye konuştu.

devrim1

Devrim Gazetesi’nin 50’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen “Türk Medyası ve Anadolu Basını” konulu panele konuşmacı olarak Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel ve TGC Basın Senatosu Başkanı Nail Güreli Nail Güreli katıldı.

Sertel, Devrim Gazetesi'nin 50 yılı geride bırakmasını önemsediğini belirterek, konuşmasında yerel gazetelerin sıkıntılarına değindi.Türkiye’de günlük yayın yapan Bin 270 gazete olduğunu, bu sayının haftalık ve aylık olarak çıkan gazetelerle 4 bine ulaştığını belirten Sertel, yerel radyo sayısının 938, televizyon sayısının da 300 olduğunu söyledi.

Atilla Sertel, “Halkımız, kentlerinde çıkan günlük gazeteler olmasa, ses veren radyo olmasa, görüntü veren televizyonlar olmasa, o kent, kendi iç yapısındaki haberleri nasıl öğrenecek? Öğrenemez, böyle bir şansları yok” dedi.

devrim2

Yaygın basını eleştiren Atilla Sertel, Muğla'da dünyanın en güzel parkı da inşa edilse, en büyük eseri de ortaya çıksa, İstanbul basınında yer almasının mümkün olmadığını savunarak şunları söyledi:

“İstanbul yaygın basını, Türkiye'de ekonomiyi İstanbul'dan, siyaseti de Ankara'dan ibaret görüyor. Ufak bir siyasi dalgalanma olduğu zaman ya da bugünkü birçoğu suni gündem olmakla birlikte medyanın ana gündem maddelerinde yer alan siyasi kaynak Ankara. İşte bu nedenle yerel basın desteklenmeli, ayakta kalmalı ve büyümeli. İzmir dahi seri katil sayesinde İstanbul basınının sayfasına girebiliyor. İzmir’in valisi, belediye başkanı ne yaparsa yapsın, ancak tek sütuna haber olabiliyor. Muğlaspor’un maçının sonucunu bile İstanbul basınından öğrenme şansınız yoktur. Yerel gazete, radyo ve televizyonlar olmasa kör, sağır ve dilsiz oluruz.”

devrim3

Atatürk’ün yerel basın için kullandığı “Fazilet Adaları” benzetmesini de anımsatan Sertel, “Bu adaların en büyük sıkıntısı ekonomik sıkıntıdır. Reklam kısıtlamalarına gidildiğinde en çok yarayı yerel medya alır. Basın İlan Kurumu ile ilgili 2 yıl öncesine kadar resmi ilanların kesileceği yönünde söylemler oldu. Bu mümkün olmadı. Basın İlan Kurumu hayatına devam edeceğini, ilanların internetten yayınlansa bile, bu ilanların kesilmeyeceği yönünde ilgili bakan ve genel müdür görüş beyan etti. Önümüzdeki yıllarda 5 ilde daha Basın İlan Kurumu açılacak” dedi.

basın ile yerel basın çalışanlarının özerklik ilişkilerini de değerlendiren Atilla Sertel, “Bin 270 yazı işleri müdürü ve gazete sahibi, atacağı manşeti kendi dünya görüşü ve isteği doğrultusunda kaleme alır ve yazar. Yaygın basında bu durum böyle değil. Eski yıllarda gazeteler, gazetecilik yapan insanların elindeydi. Bir yazar, kendi sendikal haklarına sahipti. Günümüzde yaygın medyada durum böyle değil. Bugünün gazete patronları daha çok var olan iktidarların görüşlerine sahipler. Turgut Özal’la başlayan ‘2,5 gazete, 2,5 parti’ anlayışı, bugünkü gazeteleri sanayiden, elektrik dağıtımına, yakıt sektöründen buzdolabı üretimine kadar ticarileşmiş bir medya konumuna geldi. Özgürlükler, çalışma koşulları ve sansür genel medyanın sorunları. Yerel medya ise, daha özgür, daha atak, daha dinamik ve daha cesur” diye konuştu.

Gazetecilik mesleğinin zor ve çileli bir olduğunu belirten Sertel, şöyle konuştu:

“Türkiye’de gazetelerin sendikal haklarının olmadığı oldurulmadığı, iş güvencelerinin olmadığı oldurulmadığı ortamda gazeteciler kendilerini özgür hissedemiyor. İfade özgürlüğü de bu sorunlardan bir tanesi. İfade özgürlüğünün teminat noktasında gelişmelerin de olacağını bekliyoruz. Türkiye’de yazdığı için yargılanmayacak, cezaevine atılmayacak bir ortamın hayali içindeyiz. “Arkadaşım Mustafa Balbay 2 yıldır tutuklu. Her duruşmasında güzel, akıcı, iyi üslubuyla hakimlere, izleyenlere birer ders veren öğretmen kıvamına gelmiş. Son duruşmadaki konuşmasında hakime ‘sizin kapılarınız demirse, bizde çelik gibi bir irade var’ dedi. Oğlunun 2 yaşına geldiğini göremeyen, uzun süre cezalandırılan bir arkadaşımız olan Balbay, bir an evvel özgürlüğüne kavuşmalı. 8 yıla aşkın ceza süresini cezaevinde yattı. "

Basının özgürlükçü, çok sesli, çoğunlukçu, demokrasilerde yasama, yürütme ve yargıyı halk adına denetleyen dördüncü güç olarak tanımlayan Nail Güreli, Devrim Gazetesi’nin Muğla’da 50 yıldır görevini ciddiyetle sürdürdüğünü dile getirdi.

Anadolu gazeteciliğinin işlevini halk adına yerine getirmekte olduğunu vurgulayan Güreli, “Yerel basın halkı doğru, tam, eksiksiz bilgilendirirse, halkta tepkilerini doğru şekilde dile getirir ve bu doğruyu sandığa yansıtır. Doğru bilgi ve doğru tercih demek doğru demokrasi anlamına gelir” dedi.

devrim4

Yerel ve yaygın basındaki işlevler arasında fark bulunmadığına işaret eden Nail Güreli, “Amaç halkı, saptırmadan doğru bir şekilde yönlendirmektir. Yerel basın teknolojik olarak gelişim içinde. Ancak ilçelerde sıkıntılar yaşanıyor. Sıkıntılar iki bölümde ele alınabilir. Ekonomik sıkıntı ve içerik sıkıntısı (haber alma). Demokrasinin ülke sathında kök salması için yerellerde kökleşmesi lazım. Yereldeki iş dünyası da, yerel basına karşılıksız sahip çıkmalıdır” dedi.

Devrim Gazetesi’nin 50 yıldır yaşamasının önemli olduğuna da değinen Nail Güreli, “Bunda aydın Muğlalıların ve gazeteyi çıkaranların da payı büyüktür. Devrim Gazetesi’nin Türkeşlerin elinde nice yıllar yaşamasını diliyorum” diye konuştu.